OMO VADİSİ KABİLELERİ – GÜNEY ETİYOPYA’nın YAŞAYAN ETNOĞRAFYA MÜZESİ

12-19 MAYIS 2020

MAKSIMUM 9 KİŞİ
Gezinin ana hedefi, Güney Etiyopya’da Kenya sınırına doğru uzanan bölgede yer alan ve yaşayan bir etnografya müzesi olarak kabul edilen Aşağı OMO Nehri Vadisi ve kabileleri. Bu bölgede yaşayan Mursi, Benna, Tsemay, Ari, Geleb (Dacenech), Karo, Erbore, Woito kabileleri ile Borena Oromo, Gurage ve Wolayta etnik gruplarının köylerine misafir olacağız. Bu kabilelerden Mursiler, Batı Dünyasında dudaklarına kilden yapılmış halkalar geçiren kabile olarak bilinmekte. Yirmiye yakın kabilenin yer aldığı bu coğrafyada, sayıları 500lerden onbinlere kadar çıkan, her birinin orijinal ve farklı kültürlere sahip olduğu değişik kabile ve gruplar yaşamakta. Zorlu rota koşulları özellikle macera severler için muhteşem güzellikler sunmakta.

BU GEZİ KAPALI GRUPLAR İÇİN YILIN HER DÖNEMİNDE ORGANİZE EDİLEBİLMEKTEDİR.

MİNİMUM KATILIMCI SAYISI:  2
MAKSİMUM KATILIMCI SAYISI:  9
TUR LİDERİ: Dr. Yük. Müh. Faruk BUDAK

GEZİDE GÖRÜLECEK YERLER:
Bir UNESCO Kültür Mirası olan Tiya stelleri, Arbaminch, Chamo Gölü, Konso, Woito Nehri, Jinka, Key Afer, Turmi, Kuzey Kenya ve Etiyopya arasında sınır oluşturan Turkana Gölüne akan OMO Ratie Nehri, Dimeka, Murelle, Konso, Wondogenet, Lake Ziway ve başkent Addis Ababa…

AKTİVİTELER:
OMO Vadisinde yaşayan etnik grup ve kabile köylerini ziyaret ederek kültürel ve etnik yaşamını yakından görüp fotoğraflama imkânı, Chamo Gölünde timsah ve hipopotam fotoğraflayacağımız bir tekne turu, geleneksel dans gösterileri.

NASIL BİR GEZİ: (GEZİ KALİTE STANDARTLARI)
Başkent Addis Ababa’daki dört yıldızlı otelimizin dışında kalacağımız oteller, yıldız kategorisine göre yıldızı olmayan ama batı standartlarına yakın koşullarda tesisler ve fazlaca lüks beklememek gerekiyor.
Gezi sırasında 4×4 Toyota Land Cruisers veya Nissan Patrols marka araçlar kullanacağız. Her araçta üç kişi oturuyoruz. Önde şoför ve bizden bir kişi, arkada iki kişi. Yolculuğun büyük çoğunluğu zorlu toprak yollarda devam edecek.

FARKIMIZ:
Afrika konusundaki tecrübe ve bilgi birikimimiz;

Bu gezinin tur lideri Dr. Yük. Müh. Faruk BUDAK, Afrika’nın en güneyindeki Cape Town şehrinden en kuzeyindeki Kahire’ye kadar olan 17.000 kilometrelik yolu karadan kesintisiz olarak geçmiş, bu epik yolculuğuna ait “Afrika Kafe” isimli bir Türkçe kitap yayınlamış (Amerikalı bir yayınevi tarafından İngilizce olarak yayınlanmış ve amazon.com
sitesinde satışı devam etmektedir) bir amatör ruhlu profesyonel bir tur lideridir.

Grup Büyüklüğü;
FABE TRAVEL’ın “Sürdürülebilir Turizm” anlayışı açısından grup büyüklüğü önemli bir husustur. Büyük gruplar, küçük topluluk ve kabileleri ziyaret sırasında daha baskın taraf olmakta. Bunun sonucu olarak da yerel kültürlerle iletişim kurabilme, “özgürce fotoğraf çekme” gibi hususlarda istenmeyen olumsuzluklar ortaya çıkarken kırılgan yapıdaki, duyarlı fiziksel çevreye de zarar verilebilmektedir. Bu tarz olumsuz sosyal ve fiziksel etkilerin, ancak küçük gruplarla yapılan gezilerle minimuma indirilebileceğini düşünüyoruz.

BÜTÇE:
Grup ahenginin bozulmaması ve yolculuğun zorluğu nedeni ile katılımcı sayısını az tutuyoruz. Gezi fiyatı “land-only price” diye adlandırılan hizmetleri (Addis Ababa Havaalanında karşılamadan uğurlama son ana kadar) içermektedir. Uluslararası uçuş (Türkiye’den katılacaklar için İstanbul-AA-İstanbul) rakama dâhil değildir. Bazı katılımcılar bu uçuşu milleri ile satın alabilir. Bunun dışında (özel içecekler haricinde) her şey dâhildir.

Çoğunluğu toprak yollarda rahat bir yolculuk sağlamak maksadı ile 3 kişinin tek bir araca bineceği Toyota Land Cruiser 4×4 araçlarla yolculuk yapıyoruz. Bu da gezi maliyetlerini arttıran bir unsur…

Gezi fiyatları konusunda lütfen acentemizle temasa geçiniz.

Tüm fotoğraflar daha önceki gezilerimizde Dr. Faruk BUDAK tarafından çekilmiştir. Tüm hakları saklıdır…

Gül FANSA’nın OMO Vadisi Kabileleri Turumuz Yorumu                                                                              Çok çok güzel unutamayacağım enteresan yerlerden biri idi. Bu kültürü tanımış olmak bana çok şey kattığını düşünüyorum.

Aynur KOÇ’un OMO Vadisi Kabileleri Turu Yorumu
Farklı coğrafyalara yapılan geziler biz gezginler için çok önemlidir. Bu özel coğrafyaları; kültürler yok olmadan, dünya markaları ve teknoloji gelmeden, ulaşım kolaylaşmadan kısaca değişime uğramadan görülmesi gerekir. OMO Vadisi Kabileleri yukarıda belirtilen hususlar onlara ulaşmadan mutlaka en kısa süre içinde görülmeli.
En geç 2 yıl içinde hediye edilen T-short ve sortları giyen Kabileler üyeleri ile karşılaşacağız. Doğal çıplaklıkları yok olacak.Yollar asfaltlanınca dışa açılacaklar, turistin de gidişi kolaylaşacağı için kalabalıklar oluşacak resim çekmek zorlaşacak. Güney Etiopya Omo Vadisi Kabileleri gezisi insanın yüzüne Osmanlı Şamarı gibi iniyor.
Faruk BUDAK beyle 9 kişilik butik tur olarak yaptığımız gezide Faruk beyin bölgeyi ve Kabileleri iyi tanıması sayesinde zorlukları aştık, rahat rahat resim çektik, hastalanmadık, pek çok konuda farklı bilgi sahibi olduk. Gönülden teşekkürler. Aynur KOÇ, İstanbul, Şubat 2012

Belgin Karacadağ’ın OMO Vadisi Kabileleri Turumuz Yorumu
Artık yok olması yakın bir gelecekte muhtemel olan kabileleri görmek inanılmaz keyifliydi.
Kabileleri ve turistik olmayan gerçek ritüelleri ile izlemek büyük şanstı. Hamer kabilesindeki erkekliğe geçiş töreninde saatler süren eğlence, genci arkadaşlarının kutsaması töreni, genç kızların erkeklere sırtını kanatıncaya kadar kırbaçlatmaları ve sonunda erkekliğe geçecek gencin 15 öküzün üzerinden atlaması inanılmaz heyecanlıydı.
Yakın bir gelecekte yok olacağı muhakkak Tsemaylar, Mursiler, Hamerler, Dessanekler, Erboreler, Boreno Oromo vs. kabileleri görmemizi sağlayan 29 TRAVEL ve Faruk BUDAK’a teşekkür ederim. Belgin KARACADAĞ, İstanbul, Şubat 2012

Ferial AKIŞ’ın OMO Vadisi Kabileleri Turu Yorumu
Omo Vadisi Kabileleri Gezisi, benim için çok özeldi, her zaman da öyle kalacak. Öncelikle, çocukluk düşlerimin Afrika’sını gerçek kıldığı için sevgili Faruk Budak’a sonsuz teşekkürler ediyorum.
Katılımcı arkadaşlarıma da, bana güzel anılar kazandıran dostlukları için sevgiler sunuyorum. Bu coğrafyayı tanımak, hayatınıza yeni bir bakış açısı kazandırmak isteyorsanız, bu yolculuğu kesinlikle öneriyorum. Yeter ki geç kalmayın. Çok yakında yok olacak bir kültürün belki de son tanıkları olacaksınız. Unutmayın, Faruk Budak deneyimleriyle, bilgisiyle, ruhuyla yolunuzu aydınlatmak için rehberiniz olacaktır. Ferial AKIŞ, İstanbul, Şubat 2012

Esra Sirman’ın OMO Vadisi Kabileleri Turumuz Yorumu

Etiyopya’daki son gecemde balkonumda oturmuş gökyüzünü seyrediyorum. Etrafta cırcır  böceklerinin sesleri, alacakaranlıkta pırıl pırıl yıldızlar, içimde derin bir huzur var.

Buraya sevgili dostlarımla geldim ve yepyeni, hoş, anlayışlı sıcak arkadaşlıklar edindim. Belgesellerde izlediğim, kitaplarda okuduğum, bildiğim ama görmeyi aklımdan dahi geçirmediğim kabilelerle bizzat tanıştım, inanılmaz ilginç insan tipleri ile karşılaştım, hepsini herşeyi çok sevdim, yakınlık duydum ve yaşadığım her anda kendimi çok mutlu, adeta rüyadaymışım gibi hissettim.

Sağlıklı olduğum için, bütün bunları görebildiğim için Tanrıya vebeş duyuma pekçok kez şükrettim. Böyle nice gezilere gitmeyi ve isteyenlerin de gidebilmesini can-ı gönülden diliyorum. Faruk Budak ve bizler de burada kendi kabilemizi yarattık.

Sevgili Faruk; seni tanıdığım için de çok mutluyum ve ayrıca yol arkadaşlığın, bizim için yaptıkların, anlayışın, güler yüzün ve hoş sohbetin için de ayrıca sana çok teşekkür ediyorum.. Umarım işeride hep beraber pek çok değişik yere gitme fırsatımız olur. OMO Vadisi ve Kabileleri bana yeni bir dünya görüşü verdi ve içimi rengarenk ilhamlarla doldurdu… sevgiler… Esra Sirman, İstanbul, Şubat 2012

İdil NALBANTOĞLU’nun OMO Vadisi Kabileleri Turumuz Yorumu

Gerçeğe dair algının değiştiği bir yolculuk. Yolculuk içinde yolculuk. Hayal ve hakikatın birbiri içine geçmesi. Yıldızlarla ağırlaşmış gökyüzü, akasya ağaçları ile süslenmiş toprak. Bu topraklarda yaşayan renkli kardeşlerimiz. Bir kulübenin önünde yaşlı bir kabile kadınıyla sessizce otururken ruhun arınması…. Eğer bunlarsa istediğimiz ne yapıp edip yolumuzu OMO Vadisine düşürmeliyiz. İdil NALBANTOĞLU, İstanbul, Şubat 2012